Motosiklet dünyasında birçok sürücü kask seçimi konusunda oldukça dikkatli görünse de, aslında en kritik faktörlerden biri olan kask sıkılığı çoğu zaman göz ardı edilir. Pek çok kişi, “Kafama oturdu, demek ki uygun.” diyerek seçim yapıyor. Oysa bilimsel testler gösteriyor ki bir kaskın doğru sıkılık seviyesinde olmaması, olası bir kazada ölüm riskini dramatik şekilde artırabiliyor. Bu yüzden bir kask sadece güzel görünmeli ya da kaliteli bir markadan olmalı değil; aynı zamanda doğru sıkılıkta olmalıdır.
Bu blogda, kask sıkılığının bilimsel arka planını, test yöntemlerini, yanlış sıkılıkta kask kullanımının doğurduğu tehlikeleri ve profesyonellerin önerdiği ayarlama tekniklerini çok detaylı şekilde inceleyeceğiz. Ayrıca yazının sonuna doğru, sürücülerin yaptığı yaygın hataları ve doğru kask ölçüsünü bulma adımlarını tek tek açıklayacağız.
Kafa travması, motosiklet kazalarında en çok ölümle sonuçlanan yaralanma türüdür. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ağır kafa travması yaşayan sürücülerin %60’ı kazadan sonra ilk 48 saat içinde hayatını kaybetmektedir. Bu nedenle kaskın kafa üzerinde nasıl durduğu, kazanın sonucunu değiştirecek kadar kritiktir.
Bilimsel testlerde şunlar gözlemlendi:
Uygun sıkılık, kaskın kafaya tam oturması ancak ağrı vermemesi demektir. İşte uzmanların kullandığı ölçüm kriterleri:
Yanak pedleri yüzünü sarıyorsa ve konuşurken yanakların hafifçe oynuyorsa sıkılık tamdır. Eğer konuşurken yanakların “içeri göçüyorsa”, bu çok dar olduğu anlamına gelir. Eğer hiçbir baskı yoksa, pedler yüzünden kolayca ayrılıyorsa, kask gevşektir.
Kaskı öne doğru it. Eğer alın bölgesinden aşağı doğru kayıyorsa, bu kaskın sende bol olduğunu kesin şekilde gösterir. Uygun kaskta bu hareket sıfıra yakın olmalıdır.
Başını sağa-sola şiddetlice salladığında kask hareket etmemeli. Kask oynuyorsa: • Pedler eskimiş • Kask bol • Yanlış beden seçilmiş anlamına gelir.
Kask kafana tam oturmalı, ama 20 dakika kullanımda baş ağrısı yapmamalıdır. Profesyonel sürücüler yeni aldıkları kaskı en az 30 dakika boyunca ev içinde takarak test eder.
Motosiklet kazalarında birçok kask takılı olmasına rağmen sürücünün başından çıkmıştır. En kritik tehlike budur. Kask kafadan çıkarsa, sürücünün hayatta kalma ihtimali %10’un altına düşer.
Kaskın yapısı darbeyi yaymak üzerine kuruludur. Eğer kask bol ise darbe tek noktaya biner ve kafa travması etkisi %70 daha yükselir. Bu, beyin sarsıntısı ve kalıcı beyin hasarına neden olabilir.
Bol kask kazada kaydığı için boyuna ekstra bir yük biner. Profesyonel yarışçılar, kasklarının sıkılığını milimetre hassasiyetiyle ayarlar çünkü boyun hasarı çok ciddi bir risktir.
Kask hareket ettiği için sürücünün görüş hattı her frende, her hızlanmada değişir. Bu durum özellikle gece sürüşlerinde çok tehlikelidir.
Gevşek kask içeride hava dolaşımına izin verir ve bu da sürüş boyunca ciddi bir gürültü oluşmasına neden olur. Yüksek gürültü uzun vadede işitme kaybına ve sürüşte dikkat dağınıklığına sebep olur.
Kaş üstünden başlayarak kafanın en geniş çevresini ölç. Bu ölçüye göre marka beden tablolarını kıyasla. Her markanın kalıbı farklıdır; aynı sürücü bir markada M, diğerinde L olabilir.
Yeni kask her zaman bir tık sıkı olmalıdır çünkü yanak pedleri zamanla yumuşar. Çok rahat bir kask, birkaç hafta içinde gevşek hale gelir.
Oval, yuvarlak, geniş ve dar yüz tiplerine göre farklı iç ped yapıları vardır. Yanlış iç ped seçimi kaskın sabit durmasını engeller.
Mağazada 2 dakika takmak yeterli değildir. Kask uzun kullanımda baskı yapmamalıdır.
Pedler değiştirilebilir yapıdadır. 35 mm yerine 40 mm yanak pedi takarak kaskı daha sıkı hale getirebilirsin.
Çene kayışı iki parmak kuralına uygun olmalıdır. Çok sıkı olursa nefesi zorlaştırır; çok gevşek olursa kask yukarı kayar.
Yeni kask, 2–3 hafta içinde %10–15 oranında gevşer. Bu yüzden yeni kask alışverişi yaparken bir beden büyük almak ölümcül hatadır.
Kaskın sıkılığı motosiklet sürüş güvenliğinin omurgasıdır. Bir sonraki blogda görüşmek üzere!